Boşanma Sebebiyle Kız Çocuklarına Bağlanan Aylığın Kesilmesi

Emekli aylığı almakta iken vefat eden sigortalıların hak sahipleri arasında bekâr, boşanmış veya dul kalmış kız çocukları da bulunmaktadır. Bu sebeple sigortalının ölümü üzerine söz konusu kişilere belli oranda aylık bağlanması gerekmektedir.

Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) tarafından, vefat eden babasından/annesinden dolayı yetim aylığı bağlanan kız çocuğunun, boşandığı eşiyle beraber yaşadıklarının tespit edildiğinden bahisle aylığının kesilmesi ve geriye dönük olarak ödenen maaş tutarının geri istenmesi şeklinde işlemler yapılabilmektedir.

Bu konuda ikili bir ayrım yapmak gerekmektedir. Zira vefat eden babanın/annenin Emekli Sandığı Kanununa tabi olması ile SSK’lı veya Bağkur’lu olması arasında “aylığın kesilme şartları” bakımından fark bulunmaktadır.

5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’na 08.05.2008 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 5754 sayılı Kanun’un 68. maddesiyle eklenen “5434 sayılı Kanun’a İlişkin Geçis Hükümleri” baslıklı Geçici 4. maddesinin 1. fıkrasında, “Bu Kanun’un yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla 08.06.1949 tarihli ve 5434 sayılı Kanun’a göre aylık, tazminat, harp malullügü zammı, diger ödemeler ve yardımlar ile 08.02.2006 tarihli ve 5434 sayılı Kanun’un 1. maddesine göre ek ödeme verilmekte olanlara, bu Kanun’la yürürlükten kaldırılan hükümleri de dahil 5434 sayılı Kanun’da kendileri için belirtilmiş olan şartları haiz oldukları müddetçe bunların ödenmesine devam olunacağı”; 5. fıkrasında, “Bu madde kapsamına girenlerin aylıkların bağlanması, artırılması, azaltılması, kesilmesi, yeniden bağlanması, toptan ödemeleri, ilgi devamı, ihya ve borçlanmaları, diğer ödemeler ve yardımlar ile emeklilik ikramiyeleri hakkında bu Kanunla yürürlükten kaldırılan hükümleri de dahil 5434 sayılı Kanun hükümlerine göre işlem yapılacağı” kuralına yer verilmiştir.

5510 sayılı Kanun’un “Gelir ve aylık bağlanmayacak haller” başlıklı 56. maddesinin son fıkrasında da, “Eşinden boşandığı halde, boşandığı eşiyle fiilen birlikte yaşadığı belirlenen eş ve çocukların, bağlanmış olan gelir ve aylıkları kesilir. Bu kişilere ödenmiş olan tutarlar, 96. madde hükümlerine göre geri alınır.” kuralına yer verilmiştir.

Anılan mevzuat hükümleri uyarınca, 5434 sayılı Kanun’a göre (Emekli Sandığı) aylık bağlananların gerekli şartları haiz oldukları müddetçe aylıklarının ödenmesine devam edileceği ve bunların aylıklarının kesilmesi hakkında da 5434 sayılı Kanun’da yer alan kuralların uygulanması gerektiği açıktır.

5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanunu’nun 75. maddesinde, kendisinden aylık bağlanacak olanların ölümü tarihinde evli bulunmayan kız çocuklarına aylık bağlanacağı, evlenme dolayısıyla aylığı kesilmiş olanlardan sonradan boşanan veya dul kalanların da eski aylıklarının bağlanarak ödeneceği, ölüm tarihinde evli olmaları sebebiyle aylık bağlanmamış kız çocuklarından sonradan boşanan veya dul kalanlara da bu tarihleri takibeden aybaşından itibaren aylık bağlanacağı düzenlemesine yer verilmiştir.

5434 sayılı Kanun kapsamında vefat eden babasından/annesinden dolayı yetim aylığı bağlanan kız çocuğunun, boşandığı eşiyle beraber yaşadıklarının tespit edildiğinden bahisle aylığının kesilmesi ve geriye dönük olarak ödenen maaş tutarının borç çıkarılması mümkün değildir. Zira 5510 sayılı Kanun’un Geçici 4. maddesi uyarınca söz konusu kişi hakkında 5434 sayılı Kanun’un uygulanmasına devam edilecektir. 5434 sayılı Kanun’un 75. maddesi uyarınca boşanan kız çocuklarına bu tarihi takip eden aybaşından itibaren aylık bağlanacağı açık olup, bu aylığın boşanılan eşle fiilen birlikte yaşamaya devam edildiğinin tespiti durumunda kesileceğine yönelik bir düzenleme, 5434 sayılı Kanun’da yer almamaktadır. Bu sebeple 5510 sayılı Kanun’un 56. maddesinin son fıkrasında yer alan “Eşinden boşandığı halde, boşandığı eşiyle fiilen birlikte yaşadığı belirlenen eş ve çocukların, bağlanmış olan gelir ve aylıkları kesilir. Bu kişilere ödenmiş olan tutarlar, 96. madde hükümlerine göre geri alınır.” hükmünün anılan kişilere uygulanma kabiliyeti bulunmamaktadır (Bkz. Danıştay 11. Dairesinin 27.02.2018 tarihli ve E.2016/10082, K.2018/1111 sayılı kararı).

Vefat eden annesi/babası SSK’lı ya da Bağkur’lu olan kız çocukları bakımından ise 5510 sayılı Kanun’un 56. maddesinin son fıkrasında yer alan “Eşinden boşandığı halde, boşandığı eşiyle fiilen birlikte yaşadığı belirlenen eş ve çocukların, bağlanmış olan gelir ve aylıkları kesilir. Bu kişilere ödenmiş olan tutarlar, 96. madde hükümlerine göre geri alınır.” hükmünün uygulanması gerekmektedir.

Ancak söz konusu hüküm doğrultusunda aylığın kesilebilmesi için öncelikle gerekli inceleme ve araştırmanın eksiksiz olarak yapılması zorunludur. Bu kapsamda boşanan eşlerin fiilen birlikte yaşadığı hususu açıkça ortaya koyulabilmelidir.

5510 sayılı Kanunun 56’ncı maddesinin ikinci fıkrası, daha önceki sosyal güvenlik kanunlarında yer almayan, boşanılan eşle fiilen (eylemli olarak) birlikte yaşama olgusu, gelir-aylık kesme nedeni olarak düzenlendiği gibi, eylemli olarak birlikte yaşama, aynı zamanda gelir-aylık bağlama engeli olarak da benimsenmiştir. Burada, eylemli olarak birlikte yaşama olgusunun/durumunun tanımlanması, hukuki sınır ve çerçevesinin çizilip ortaya konulması önem arz etmektedir. Taraflar arasında hangi hukuki sebep ve maddi vakıaya dayanmış olursa olsun sona ermiş evlilik birliğinin hak ve yükümlülüklerinin sürdürüldüğü beraberlikler veya kesinleşmiş yargı kararına bağlı olarak gerçekleşmiş boşanmanın var olan-olası sonuçlarını ortadan kaldırıcı/giderici nitelikteki birliktelikler madde kapsamında değerlendirilmeli, ortak çocuk-çocuklar yönünden, boşanma kararına bağlanan veya bağlanmayan kişisel ilişkilerin yürütülmesini sağlamaya yönelik olarak, eşlerin belirli aralıklarda ve günlerde zorunlu şekilde bir araya gelmeleri durumunda ise kanun koyucunun bu türden ilişkinin varlığının gelir-aylık bağlanmaması veya kesilmesi nedeni olarak öngörmediği kabul edilmeli, boşanılan eşle kurulan-yürütülen ilişkinin, eylemli olarak birlikte yaşama kavramı kapsamında yer alıp almadığı dikkatlice irdelenerek saptama yapılmalıdır (Bkz. Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin 31.03.2021 tarihli ve E.2020/3800, K.2021/4421 sayılı kararı).

Sgk Danışmanı Rıdvan ASLAN – İletişim için arayınız. 0 542 190 07 30