Sağlık hizmeti sunucuları ile Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) arasında imzalanan “Sağlık Hizmeti Satın Alma Sözleşmeleri”, kamu gücü ile özel hukuk hükümlerinin kesiştiği karma nitelikte sözleşmelerdir. Bu sözleşmelerde en sık karşılaşılan uyuşmazlıklardan biri, SGK tarafından Medula sisteminin bildirimsiz biçimde kapatılması sonucunda hizmet sağlayıcının faaliyet dışı bırakılmasıdır. Yargıtay 3. Hukuk Dairesi’nin 30.06.2025 tarihli, 2025/189 E. – 2025/3626 K. sayılı kararı, bu konuda emsal nitelikte bir değerlendirme sunmakta; yazılı bildirim yapılmaksızın Medula sisteminin kapatılmasının sözleşmeye aykırı olduğu ve Kurumun kusurlu sayılması gerektiğini açıkça ortaya koymaktadır.
Dava, özel bir diyaliz merkezi tarafından, SGK’nın Medula sistemini 01.01.2016 tarihinde herhangi bir yazılı bildirimde bulunmadan pasif hale getirmesi nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemiyle açılmıştır. Mahkeme, taraflar arasındaki sözleşmede fesih için 15 gün önceden bildirim şartı bulunduğunu, ancak SGK’nın bu yükümlülüğe uymadığını tespit etmiştir. Sözleşmenin bu şekilde feshedilmesi, tek taraflı ve sözleşmeye aykırı bir işlem olarak değerlendirilmiştir. Bilirkişi incelemesi sonucunda, davacının bu dönemde uğradığı maddi zarar 779.922 TL olarak belirlenmiş; manevi tazminat istemi ise sözleşmeden kaynaklanan bir edim ihlali olduğundan reddedilmiştir. İlk kararın ardından yapılan istinaf incelemesinde, Bölge Adliye Mahkemesi, davacının faiz talebi dikkate alınmadan hüküm kurulmasını eksiklik sayarak avans faizi uygulanması gerektiğini belirtmiştir. Son aşamada Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, sözleşmeye aykırı feshin davalının kusurundan kaynaklandığını vurgulamış; hükmedilen tazminat miktarı ve faiz yönünden usule aykırılık bulunmadığına hükmetmiş ve Bölge Adliye Mahkemesi kararını onamıştır. Karar metni aşağıdadır.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi Esas : 2025/189 Karar : 2025/3626 Karar Tarihi :30.06.2025 (6100 S. K. m. 370)
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; müvekkilinin 2005 yılından bu yana … Diyaliz Merkezi adı altında hemodiyaliz hastalarına diyaliz hizmeti verdiğini, davalı Kurumla son olarak 29.12.2015 tarihinde sağlık hizmeti satın alma sözleşmesi imzalandığını, ancak 01.01.2016 tarihinden itibaren işletmenin Medula sisteminin kapatıldığını ve sistemin 04.04.2016 tarihine kadar kapalı kaldığını, bu süreçte zorunlu olarak hasta bakılmaya devam edildiğini, bildirim yapılmadığı için fesih işleminin de söz konusu olamayacağını, davalı Kurum işlemi nedeniyle müvekkili şirketin maddi ve manevi zarara uğradığını ileri sürerek; fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla, 779.922,00 TL maddi ve 100.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili; müvekkili Kurum tarafından yapılan işlemlerin taraflar arasında imzalanan sözleşmeye ve mevzuata uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
1. İlk Derece Mahkemesinin 23.05.2019 tarihli kararıyla; taraflar arasında akdedilen sözleşmede, taraflardan birinin 15 gün önceden fesih ihbarında bulunmadığı takdirde sözleşmenin kendiliğinden yenileneceği, Kurum tarafından yeni bir sözleşmenin duyurulması halinde sağlık hizmeti sunucusu tarafından yeni sözleşmenin imzalanması gerektiği, imzalanmadığı takdirde ise sözleşmenin (11.2.1) maddesine göre bildirimde bulunmak şartıyla sözleşmenin feshedilebileceğinin düzenlendiği, davacı şirkete ait merkezin Medula ekranının 01.01.2016 tarihinde hiçbir yazılı bildirim yapılmaksızın pasif hale getirildiği, bu haliyle davalı Kurum tarafından gerçekleştirilen feshin sözleşmeye uygun olmadığı, davacının maddi zararının hüküm vermeye yeterli ve denetime elverişli bilirkişi raporunda hesaplanan tutar kadar olduğu, edim yükümlülüğünün yerine getirilmemesi durumunda manevi tazminata hükmedilemeyeceği gerekçesiyle; davanın kısmen kabulüne, 779.922,00 TL’nin davalıdan tahsiline, manevi tazminat talebinin reddine karar verilmiş, karara karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin 28.01.2021 tarihli kararıyla; Mahkemece davalı taraf kusurlu kabul edilerek hesap bilirkişi tarafından sunulan rapor doğrultusunda karar verildiği, ancak davalı tarafın kusuru konusunda eksik inceleme ve değerlendirme yapıldığı, maddi tazminata ilişkin hükme esas alınan raporun da denetime elverişli olmadığı, dosyada örneği bulunmayan ve varlığı iddia edilen 2015 yılına ilişkin Sağlık Hizmeti Satın Alma Sözleşmesi, 24.12.2015 tarihli davalı Kuruma ait internet duyurusu, taraflar arasındaki bu konuya ilişkin tüm yazışmalar dosyaya kazandırıldıktan sonra yeniden oluşturularak bir mali müşavir, bir hemodiyaliz uygulamaları konusunda uzman doktor ve bir SGK uzmanı bilirkişi heyeti aracılığı ile 01.01.2016-04.04.2016 dönemi için Medula sisteminin kapalı kalması sebebiyle tarafların kusurlu olup olmadıkları ve varsa kusur oranlarının, bu dönem öncesi davacı tarafa ticari defter kayıtları incelenerek varsa zararının değerlendirilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken deliller toplanmadan karar verildiği ve davacının faiz talebi hakkında değerlendirilme yapılmadığı gerekçesiyle; istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, dosyanın yeniden yargılama yapılmak üzere Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
2. İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; taraflar arasında akdedilen sözleşmede, taraflardan birinin 15 gün önceden fesih ihbarında bulunmadığı takdirde sözleşmenin kendiliğinden yenileneceği, Kurum tarafından yeni bir sözleşmenin duyurulması halinde sağlık hizmeti sunucusu tarafından yeni sözleşmenin imzalanması gerektiği, imzalanmadığı takdirde ise sözleşmenin (11.2.1) maddesine göre bildirimde bulunmak şartıyla sözleşmenin feshedilebileceğinin düzenlendiği, davacı şirkete ait merkezin Medula ekranının 01.01.2016 tarihinde hiçbir yazılı bildirim yapılmaksızın pasif hale getirildiği, 01.01.2016-04.04.2016 dönemi için Medula sisteminin kapalı kalmasının davalının kusurundan kaynaklandığı, bu haliyle davalı tarafından gerçekleştirilen feshin sözleşmeye uygun olmadığı, kaldırma kararı sonrası alınan bilirkişi raporuna göre davacının talep edebileceği işlem bedellerinin toplamının 780.192.00 TL olarak tespit edildiği, raporun hüküm vermeye yeterli ve denetime elverişli bulunduğu, edim yükümlülüğünün yerine getirilmemesi durumunda manevi tazminata hükmedilemeyeceği gerekçesiyle; davanın kısmen kabulüne, 779.922,00 TL’nin davalıdan tahsiline, manevi tazminat talebinin reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; hükme esas alınan bilirkişi raporuna göre davalı vekilinin istinaf itirazlarının yerinde olmadığı, Mahkemece kaldırma kararı doğrultusunda davacı vekilinin faiz talebi hakkında olumlu ya da olumsuz bir karar verilmediği, davacı tacir olup dava konusu alacağın ticari işletmesi ile ilgili olduğunun anlaşılması karşısında, Mahkemece asıl alacağa dava tarihinden itibaren avans faizi yürütülmesi gerektiğinden bahisle; davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden davanın kısmen kabulüne, 779.922,00 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, manevi tazminat talebinin reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili; davacının, müvekkili Kurumun internet sitesinde yayınlanan 24.12.2015 tarihli duyuru uyarınca sözleşme imzalanmadığı tespit edildiğinden 2012 yılı Sözleşmesinin (16.4) maddesi atfıyla sözleşmenin (11.2.1) maddesi doğrultusunda Medula sisteminden pasif hale getirildiğini, davacının 2012 Yılı Sağlık Hizmeti Satın Alım Sözleşmesinin (11.3.12) maddesi uyarınca talepte bulunamayacağını, dava dilekçesinin sonuç kısmında herhangi bir faiz talebinde bulunulmadığını, buna aykırı şekilde avans faizine karar verilmesinin usul ve kanuna aykırı bulunduğunu ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, davalı tarafından davacı sağlık hizmeti sunucusunun Medula sisteminin kapatılması nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir.
Temyizen incelenen kararda belirtilen gerekçeye, özellikle taraflar arasındaki sözleşmeye aykırı şekilde yapılan fesih işleminin davalının kusurundan kaynaklanmasına, hükmedilen alacak miktarı yönünden uyuşmazlık bulunmamasına, dava dilekçesinin içeriğinde faiz talebinde bulunulduğunun anlaşılmasına göre, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar verilmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 30.06.2025 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
